D13086D0-4C3B-46CE-AF49706818C94F76_source

EĞİTİM ve OKUL SEÇİMİ

Bizim ülkemizin güzel insanlarının bazı davranış kalıpları vardır. Biz yemeyi içmeyi severiz. Gayrimenkulu severiz, evimize yatırım yaparız. Biz çocuklarımızı sever, okusun adam olsunlar isteriz, eğitimleri için fedakarlıktan kaçınmayız. Bu üçüncüsü eğitim için, gerekirse yememizden fedakarlık eder, evimizden hatta sağlımız dan fedakarlık ederiz ama çocuğumuza alabileceği en iyi eğitimi vermek için ne gerekiyorsa yaparız.

Biz çocuklarımız bizden iyi olsunlar, ayakları üstünde dursunlar isteriz. İyi bir gelecekleri olsun isteriz. Bu ülkenin insanları, Anadolunun bir ucundan diğer ucuna, fedakar ve özverilidir eğitim konusunda. Ailesinin bin bir yokluk içinde okuttuğu evlatların sırtında yükselen bir ülkedir Türkiye.

İmkanı yeterli olmasa da çocuğunu sayıları günümüzde giderek artan kolejlere göndermek için kendini paralayan ailelerin, bu okullara oldukça hatırı sayılır paralar ödediği bir dönemdeyiz. Bu paraların çocuklarımızın geleceği için yerini bulması dilemenin güzel ve asil bir dilek olduğuna inanıyoruz. 

Dolayısıyla da velilerimizin, bin bir zorlukla veya rahatlıkla harcadığı paralar ve üstün gayretleri her zaman hedefini bulsun diliyoruz. 

Sayın Velim:

“Çocuklarınızın iyi bir üniversiteye girerek yeterli bir başlangıç yakalama şansı eskisi kadar yüksek değil. O bundan 10 ila 20 sene öncesindeydi. Çok iyi bir test çözer olarak mevcut eğitim siteminde, mezun olan gencimizi, mevcut ticaret ve sanayi hayatı eskisi kadar talep etmiyor. Çocuk mezun olunca iyi maaşlı bir işe girsin paradigması oldukça eskidi ve hatta ileride yok olacak.

Ortaokul Lise hayatını mevcut eğitim sistemine adapte ederek, yalnızca test çözerek geçiren, hayatının en verimli öğrenim çağını sadece test ile harcayan ve beynini ezberle iğdiş eden birey artık konu dışı. 

Gümrük kapılarımız açık artık. Yurt içinde bile neredeyse her teknik işte rakibimiz bütün Dünya. Ürettiğimiz her malın rakibi tüm Dünya’dan. İhaleye giriyorsunuz, yanınızda Kore firması, Japon firması, Alman firmaları var. Üstelikte o ihaleyi yapanlar veya iş verenler onlar yabancı olduğu için sizi onlardan en azından akıllarında 2 adım geriye koyuyorlar. Bugün ülkemizde herkes Yabancı mal ve hizmeti Türk malına mümkün olan her alanda tercih eder noktada. Kamuda’da böyle, özel sektörde de. O yüzden ismi büyük veya küçük olsun bir üniversiteye üniversiteye girerek, diploma almak. Sonra bir işe girmek, sonra çalışıp yüksek maaş almak ve hayatı devam ettirmek sistemi maalesef çökmüş durumda. Bundan 10 yıl sonra bugün esamesi devam eden bu yapının külleri dahi olmayacak. Çünkü paranın kazanıldığı şekil değişti.

Bugünün ve geleceğin ekonomisi kişinin ne bildiğinle çok ilgili olmayacak. Kişinin öğrenmeye ve adaptasyona açıklığıyla ilgili olacak. Öğrenebilme kapasitesi. Yaratabilme kapasitesi. Susacağı ve konuşacağı yeri bile anlayabilme kapasitesi. (Bu ikincisine EQ diyorlar)

Eline tornavida almadan mühendis olanlar, ampul değiştirmeden elektrik kitabı yazanlar, bilgi sahibi olmadan, çok fikir sahibi olanlar için zor bir Dünya’ya gidiyoruz. (TV hariç. Anlaşılan o ki orada konuşmak için bilgiye hatta düzgün Türkçe bile konuşmaya ihtiyacınız yok.)

İşler, işletmeler kuruyoruz. Yurt dışında ki mühendislik firmalarıyla mücadele etmek, kendi ülkemizde mühendislikle ekmeğimizi çıkarmak, kendi ülkemize vergi ödemek için. Beraberimizde, mühendislik diploması almak için ailelerinin sermayesini tüketmiş, ülkemizin üniversitelerinde dirsek çürütmüş gençlerimiz var. Yabancı dile hakim değiller yada bilmiyorlar. (Okulda zorunlu ders değil mi bu?) Sorgulamak, yeni şeyler öğrenmek ve bunları uygulamak konusunda oldukça zayıflar. Teknolojiyi etkin kullanmamaları bir tarafa kendilerine meslek edindikleri alanda ki teknolojiyi de etkin kullanma konusunda zorluk içerisindeler. Pratiği yaşamaktan, bunu kazanmak için yaşamlarından fedakarlık etmekten hoşlanmıyorlar. Birileri doldurmuş. Okuyun müdür olacaksınız diye. Müdür olmak, iyi yerlerde çalışmak, güzel maaş alıp, iphonu’un son versiyonunu almaktan geri kalmamaya odaklılar sadece. Fakat esas odakları olması gereken, üretim ve katma değer yaratma konusunda gayret içinde olmaktan uzaklar. Mühendis olmuşlar ama Lise seviyesinde ki temel fen bilimlerini dahi kavramadan mühendis olmuşlar. Dolayısıyla üzerine bir şey koyamıyorlar. Önemli bir kısmı eğitimlerinin en önemli yıllarını 5 seçenekli test tabloları doldurmaya odaklamışlar.

Ne hayat, nede mevcut ekonomik gerçekler 5 seçenekli test tablosu değil ki.

Daha yazmakla bitmez ama şu da sorulur. İstisna yok mu? Var. O istisnalarla yapılan yapılıyor. Ve şuna kayıtsız şartsız emin olunuz, o bahsettiğim istisnaların %99’u çok iyi test çözenlerden çıkmıyor. Mezun olduktan sonra içinde ki gayreti mesleğine yöneten ve zekasını ortaokul, lisede iğdiş olmaktan sakına bilmiş az sayıda insandan çıkıyor. Bu durum teknik seviyede bundan çok daha acı bir noktada ülkemizde. Mesela tüm Avrupa’da olandan daha fazla CNC makinası var Türkiye’de. Fakat toplam üretimde oldukça aşağıdayız. Gene de bir CNC operatörü aranıyorsa. Gidip bir milli piyango bileti almalı. Büyük ikramiyeye rastlama şansınız daha fazla. Yani, ara teknik elemanda şu anda dahi eksik ülkemizde. Verimlilik konusunda Türkiye ile Norveç arasında 22 kat farkımız var istatistiklere göre

O yüzden Sayın Velim, çocuklarınıza okul seçerken, çocuklarınızın eğitim hayatı için çaba harcarken bunu göz önünde bulundurarak şu belirttiğimiz hususları göz önünde bulundurursanız. Hep beraber daha mutlu ve refah içerisinde yaşama şansımızın olduğu bir ülke yaratabiliriz.

Okul seçerken, okulun TEOG veya Üniversite başarı puanları birinci derecede belirleyici unsur olmamalıdır. 

Bir eğitim kurumu seçilirken, o eğitim kurumunun kendini sadece TEOG başarısıyla ön plana çıkarmaya çalışması bile, o kurumun eğitim felsefesine çekimser bakmayı gerektirir. Çocuğunuza aldığı para karşılığında gerçekten bir şeyler vermeyi hedefleyen ve hatta verebilecek bir eğitim kurumunun ana odak noktası sadece TEOG olamaz, olmamalıdır. 

Eğer bir eğitim kurumu bunu yapıyorsa bunun gerçek sebebi Velilerimizin ana odağının o olduğunu düşündükleri içindir. Eğer siz odaklandığınız noktayı değiştirirseniz onlarda değiştirir. Okullarına sadece test sınavı başarısı odaklı müdürler atamayı durdururlar. Çocuklarınıza 21. yüzyılda gereken nitelikleri kazandırmaya yönelik ve donanımlı müdürler aramaya başlarlar. Bugün eğitim gören gençlerin, ülkemizin ve kendilerinin geleceğinde rol oynayabilmeleri, başarı bir tarafa başarısız olmamaları için Ortaokul ve Lise yıllarında kazanmaları gereken, tohumları atılmış olması gereken bir takım yeteneklerle donanmış olmaları, onlara hayatlarının başlangıcında çok önemli avantajlar sağlayacaktır. Bu yeteneklerin kazanılmasının sonra ki yıllara bırakılmasının, gerek ülke ekonomisi, gerekse birey tarafından önemli zaman ve maddi kayıplara sebebiyet vereceği aşikardır.

Bu yetenekler nelerdir:

1- Öğrencinin genel eğilimi her ne olursa olsun: Mühendislik, Tıp, Müzik, Resim vb.

– Ortaokul ve Lise yıllarında bireyin İngilizce dilini, kaynak takip edebilecek ve kendini rahat ifade edebilecek şekilde kullanmayı.

– Etkin bir nesnel tabanlı programlama dilini, genel yazılım felsefesini, bilgisayarların temel mantığını.

– Genel seviyede Fen ve Teknoloji dersini ve bu ders içeriğini temelleriyle kavramayı. (kişinin her ne olursa olsun içinde yaşadığı doğaya anlam kazandırabilmesi açısından bu kapsamda ki derslerin kavranması önemlidir.)

– Matematiğin tüm temel derslerini ve bunların kavramlarını.

– Teknolojinin ne olduğu, nasıl işlediği, cihazların nasıl çalıştığı,

– Genel tasarım kavramını, modern cihazları kullanmayı. Bilgisayar çevre elemanlarına hükmetmeyi.

– Sorgulayıcı düşünmeyi, nesnel ve objektif bakış açıları yaratmayı, yaratıcı olmanın temel ilkelerini.

– Özgün Türkçe konuşmayı, kompozisyon yazmayı, şiiri, sanatı, resmi yazışma metotlarını, kendini net ifade etmeyi.

– Dünya tarihini, eleştirel ve sorgulayıcı bir zihinle ülkemizin yakın ve uzak tarihini, kültürünü, sanatçılarını, ülkemiz üzerinde oynanan jeopolitik kaynaklı siyasi oyunları. Dünya ekonomik tarihini, temel işleyişini. 

– Ülkemizin siyasi işleyişini, vatandaşlık bilgisini ve bunun düşünsel temellerini.

Öğrenmelidir.

– Kendi doğal yetenekleri ve beğenilerini ortaya koyabileceği, aktivasyon ve etkinliklerde bulunmalı. Kendisine hobi olabilecek alanlarda çalışmalı, el ve zihin becerilerini geliştirmeli. en az bir spor dalı ve müzik aletiyle uğraşmalıdır.

İyi bir okul bunların yanında çocuğunuza eğilimlerine göre derinleşme imkanı sunan olanaklar sunmalıdır. Çocuğun ilgi alanlarında ki yarışmalara katılması ve hazırlanması çocuğun sosyal yapısının bu ortamlarda kendini ifade etmesi ve gelişmesi açısından önemlidir. İyi okullar bu katılımları destekler. İyi okullar bunun için rekabetçi, çocuklara sadece öğreten değil onlarla beraber sorgulayarak öğrenen, onları katılımcı olmaya teşvik eden öğretmenlerle çalışmaya değer verir.

Bu iyi okul bir devlet okulu olabilir. Neden olmasın (Dileğimiz)? Yada bir kolej olabilir. Fakat hangisi olursa olsun, çocuğunuzun yetişeceği ve paranızı akıtacağınız okul onu sadece ezbere ve test çözmeye odaklı bir okul olmamalıdır. Burada bahsedilen yeteneklerden yoksun olarak Üniversiteye giden gencimiz, ülkemiz üniversitelerinden de tabii ki mezun olacaktır. Bugün üniversitelerimizde ki mesleki eğitim konusunda ki imkanlar da oldukça sınırlı ve başka bir tartışmanın konusudur. Bu yetkinliklerden ve temelden yoksun kalmış bir gencin bu eksikliklerini Üniversitede kapatabilmesi çok düşük bir olasılıktır.

Dolayısıyla çocuklarınızın eğitimini planlarken ve bu konuda paranızı harcarken; esas hedefinizin TEOG yada Üniversite başarısı olmadığı, 18 yaşına gelmeden, onu 21. Yüzyıl insanı olma konusunda önemli araçlarla donatabilecek bir okul seçme önceliğinde olursanız, mevcut okulların formasyonunu ciddi orana etkileyebilir, çocuğunuz içinde harcadığınız paranın karşılığında en iyiyi yapmış olursunuz.

Derslerini ve işleyişini çocukları test makinası yapmak üzerine değil, onları, düşünen, sorgulayan, araştırmaya ve uygulamaya teşvik eden bireyler olmaları üzerine kurgulayan bir okulun öğrencileri gerek TEOG, gerekse Üniversite sınavlarında gereken başarıyı zaten elde edeceklerdir.    

DE

Tags: No tags

Add a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *